Embed

Zaman Geçiyor Ve Ben Kalıyorum...

 

 

 

 

Ben miyim sana yabancı,

Yoksa sen misin bana yasak?

Var mı ki farkı birbirinden?

Çaresizliğimin ta kendisi işte...

Tutunamıyorum dallarına.

Kırılmış kanatlarım,

Her uçmaya çalışırken

Kapaklanıyor yerlere.

Kızıyorum...

Git diyorum kendime.

Ama nereye gidebilirim ki?...

Sular kaplasa dünyamı

Yok ki (hz.) Nuh,un gemisi kurtarsın beni.

Okyanusta kaybolsam

Hiçbir balık yutmaz ki beni.

Yalnızım sadece ben varım.

Gözyaşlarım kurumak üzere.

Kalbim sandığım kadar güçlü değil.
Ne Züleyha kadar kararlı nede

Leyla kadar sabırlı olabiliyorum.

Zaman geçiyor ben kalıyorum.

Yapraklar sararıp soluyor,

Bahar hazan oluyor,

Sular bir ısınıp bir soğuyor,

Kuşlar şehri terk ediyor .

Ama ben de değişmeyen tek şey

Sen oluyorsun.

Aklıma düştüğünde

Ateş olup yakan

Rrüzgar olup küllerimi savuran.
SEN?...
 Kimim?

Neyim?

Nerdeyim?

Hangi şehirde yalnızlık yasak?

Hangi kitap daha mutlu bitiyor?...

Sonra bırakıyorum kendime cevapsız sorular sormayı. Kulağımı ayak sesleri kaplıyor.

Acaba gelsen

Bin kişinin ayak sesinden ayırabilir miyim sesini?

Sonra ne önemi var ki

Ayak sesinin sen gelsen

Ataşe yaklaşan

Su gibi fokurdardı yüreğim.

Ben senin gelişini yağmurlardan anlardım,

Ben senin gelişini dalgalardan anlardım,

Ben senin gelişini

Sultanahmetten ,

Ben senin gelişini

Kadıköyden,

Ben senin gelişini

Kız Kulesinden anlardım...

SEN, SEN, SEN

Yine SEN ...

Hep SEN?...

Sabrediyorum...

Şükrediyorum...

Tevekkül edip,

Teslim oluyorum.

Biliyorum

Rabbim cehennemi yarattı

Günahlardan arınmak için,

Cenneti yarattı

Ona kavuşmak için,

Ezanı yarattı

Ona koşmak için ,

Ayrılığı yarattı

Aşka susamak için

Vee seni yarattı

Aşka kanmak için...

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!